TBD’den hibrit kurultay: Dijital Gerçeklik ve Toplum 6.0

TBD’den hibrit kurultay: Dijital Gerçeklik ve Toplum 6.0

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından, bu yıl 37.si Düzenlenen Ulusal Bilişim Kurultayı BTK Ana Konferans Salonu'nda Hibrit (Fiziksel ve Sanal Katılım) olarak gerçekleştiriliyor. Basın sponsorluğunu ICT MEDIA'nın yaptığı 37. Ulusal Bilişim Kurultayı açılış konuşmaları ‘Dijital Gerçeklik ve Toplum 6.0’ temasıyla gerçekleştirildi.

Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Rahmi Aktepe, açılışta yaptığı konuşmada pandemi nedeniyle yüz yüze bir etkinlik yapamamanın üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi. Bir yıldır süren salgından herkes gibi Türkiye’nin de etkilendiğini belirten Aktepe, “Geldiğimiz noktada Türkiye olarak bu zorlu süreci iyi yöneten ülkeler arasında olduğumuzu söyleyebiliriz. Pandemi sürecinin başarılı bir şekilde yürütülmesi noktasında sağlıkçılarımız ne kadar çok çaba sarf ediyor ise bilişimcilerimiz de bir o kadar çaba sarf etmekteler. Bu nedenle başta sağlıkçılarımıza ve bilişim sektörünün değerli temsilcilerine teşekkür ediyorum.” dedi. Dijital farkındalığı yakalayan firmaların bu olumsuz süreci başarılı bir şekilde atlattığını belirten Aktepe şöyle devam etti: “Sürece ayak uyduramayanlar ise siber saldırılara maruz kalarak birçok zorluklar yaşadılar. Bu zorlu süreç bizlere kritik altyapılarımızın yerli imkanlar ile sağlanması noktasının da ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Türkiye Bilişim Derneği olarak bizler bu zorlu süreçte kamu otoritesi ile birlikte her türlü çalışmaya gönüllü olduğumuzu belirtmek isterim.”

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, 37. Ulusal Bilişim Kurultayı'nın adından da anlaşıldığı gibi “milli bir kurultay” olduğunu söyledi. Türkiye’nin yerli ve milli üretime önem verirken yatırımcılar için güvenli bir liman haline geldiğini savunan Sayan, ABD tarafından açıklanan yaptırımlara değindi. Sayan, “ABD kabul edilemez bir karara imza attı. CAATSA yasası ile aldıkları kararlar sadece Savunma Sanayii Başkanlığımızı hedef almıyor, hepimizi hepinizi hedef alıyor. Mazlumların dostu, hukuksuzlukla, adaletsizlikle tarih boyunca mücadele eden Türkiye’mizi hedef alıyor. Peki bu yaptırımların üzerimizdeki etkisinden ürkecek miyiz? Asla…Özellikle ve öncelikle teknolojik bilgi birikimi gerektiren her türlü alanda daha çok çalışacak, daha çok yerli ve milli ürün ortaya koyacağız.” dedi. 

Dijital dönüşümün bir seçim yada tercih olmaktan çıkıp bir zorunluluk haline geldiğini belirten Ömer Fatih Sayan, şöyle devam etti: “İyi bir sayısal dönüşüm stratejisi, yeni teknolojilerin getirdiği imkân ve fırsatları adeta bir kaldıraç etkisi ile artıran, teknolojinin etkilerini hızlandıran ve geleceğe yönelik olarak bu kabiliyetleri uyarlayan ve toplumu entegre eden yapıda olmalıdır. Aksi halde, teknolojik imkânlarla büyük ilgi gören şirketlerin bir süre sonra bu dönüşümü devam ettiremediği ve piyasadan kaybolduğunu da görüyoruz.” Sayan, güçlü haberleşme altyapılarının kurulmasında yerli ve milli ürünlerin geliştirilmesi ve geliştirilen ürünlerin haberleşme altyapılarında kullanımının arttırılmasına önem verdiklerini söyledi.


BTK Başkanı Ömer Fatih Karagözoğlu, “Dijital Gerçeklik ve Toplum 6.0” başlığıyla gerçekleştirilen kurultayın sektör için hayırlı olmasını diledi. Dijitalleşmenin hayatın bütün alanlarını etkilediğini belirten Karagözoğlu, güçlü mobil altyapıların öneminin her geçen gün arttığını kaydetti. Toplum hayatında yaşanan dönüşümlerin, Toplum 5.0 ve Toplum 6.0 gibi kavramlar ile tanımlandığına dikkat çeken BTK Başkanı, “Günümüzde Toplum 5.0 olarak tanımlanan kavram aslında, dijitalleşmenin etkisi, demografik, ekonomik ve sosyolojik yönden değerlendirerek, insanların makine ve robotlarla ilişkisinin en verimli biçimde sağlandığı “süper akıllı toplum” modelini öneriyor. Toplum 5.0’dan bir sonraki aşama olan Toplum 6.0 ise insansız yaşam projesi olarak karşımıza çıkıyor ve birçok sektörün tamamen internet, yazılım ve robotlar üzerine dönüştürüldüğü bir dönemi ifade ediyor.” dedi. Bilgi iletişim sektörünün dinamik bir sektör olduğunu vurgulayan Karagözoğlu, “Bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik doğru politikaların oluşturulması ve en uygun düzenlemelerin yapılmasının büyük önem arz ettiğinin altını çizmek istiyorum. Bu konuda da her türlü iş birliği ve güç birliğine hazır olduğumuzu hatırlatmak isterim.” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, pandemi sürecinin bütün dünyada iki kavramı ön plana çıkardığını söyledi. Bunları “öz yeterlilik ve dijital dönüşüm” olarak açıklayan Kacır, şunları söyledi: “Öz yeterliliği ülkelerin kendi kendilerine yetmeleri olarak tanımlayabiliriz. Ülke olarak pandemi sürecinde vatandaşlarımızın bütün ihtiyaçlarını Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında sağlamaya gayret gösterdik. Milli Teknoloji Hamlesi ile ülkemizin ihtiyaç duyduğu kritik altyapıları kendi öz kaynaklarımız ile üretir hale geldik. Dijital dönüşüm konusunda önümüzdeki on yıl içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan birçok teknolojiyi iki yıl gibi kısa bir dönemde hayatımızın her alanında hissetmeye başladık. Baktığımızda dijital dönüşüm politikalarının en önemli ayağının veri olduğunu görüyoruz.”